KONUŞAMAM, YALNIZCA KISA FİLM

14 Ocak 2015

Ekleyen: Emre Akdiş

3652

KONUŞAMAM, YALNIZCA KISA FİLM

Kısa filmlerin Türkiye ve Avrupa ve de Amerikan olarak üçe ayrıldığını söyleyebilirim. Gerek çekim özellikleri, gerek işlenen konular ve gerekse de oyuncu performansları olarak birbirinden farklı yapıda seyretmektedirler. Bu farklılıklara rağmen ortak olan bir özellikleri var ki belki de kısa filmlerin en büyük problemi olarak görülebilir. Bu problem diyalog problemidir.

Öncelikle bu problemin içeriğini biraz açmakta fayda var. Diyalog genellikle kullanılmayan ya da olabildiğince az kullanılan bir unsur. Bunun birkaç sebebi olabilir. Bu sebeplerin başını sağlam diyalog yazılamaması çekmekte. Birbirinin benzeri cümleler, filmin içeriği ile pek de uyuşmayan cümleler ve klişe cümleler. Bir önceki cümlede bahsettiğim özellikteki ‘cümleler’ kısa filmlerde diyalog probleminin kolonlarını oluşturmaktadır.

Problemin devamında ise elbette ki maddi imkansızlıklar var. kısa film çekmek çok zor bir uğraş. Maddi ve manevi olarak büyük desteklere ihtiyaç duyulmakta. Bin bir uğraş sonucu bir kamera ve birde tripod temin edildikten sonra genellikle ücretsiz mekanlar kullanılarak çekilir filmler. Fakat işin içine diyalog girecekse o zaman iş değişir ve maddi yükümlülüğünüz biraz daha artar. Boom, mikrofon gibi aparatlara ihtiyaç duyulur. Ses montajı yapmanız gerekir, alt yazı mecburiyeti varsa yükümlülüğünüz bir derece daha artar. Genellikle amatör oyuncularla çalışıldığı için ezber problemi oluşur ve sahnelerin tekrar tekrar çekilmesi gerekir bu da ekstra masraf doğurur.

Son olarak da uğraşmak istememekten kaynaklanır diyalog problemi. Senarist diyalog yazmak için uğraşmak istemez. Yada çok çok az uğraşır ve maksat diyalog olsun diye diyalog olur. Biraz işin kolayına kaçılır. Diyalog olmadan belki kıyısından köşesinden monologlarla desteklenir ve tamamen görüntüye dayalı kısa filmler oluşturulur.

Fakat Charlie chaplin filmi çekmiyorsak ya da deneysel veya da çok farklı bir iş çekmiyorsak diyalog olmalı. Senaristler diyalog yazımından kaçınmamalıdır. Görüntünün en büyük destekçisi sestir, konuşmadır. Tamamen görüntülerden oluşan bir kısa film ki eğer konusu da pek bir ilgi çekici değilse sıkıcı olur. Süresinin önemi olmaksızın izleyiciyi soğutur. Tamam belki maddi ve manevi yükümlüğü biraz fazla olabiliyor fakat sonucunda ortaya çıkan işin kaymağı daha lezzetli oluyor.

Zaten görüntü çıkartmakta yani resim oluşturmakta çok da başarılı olunduğu söylenemez tabii doğuştan gelen bir sinema yeteneği ve zekası yok ise. Bu yüzden görüntüdeki eksikliği diyaloglarla tamamlamayı bilmeliyiz.

Evet Amerikan, Avrupa ve Türkiye kısa film çalışmaları birbirinden farklı fakat iş diyaloğa gelince o zaman acı bir ortaklık söz konusu. Bu durumun aşılacağı inancını taşıyorum yeter ki kısa film çekmek özellikle ülkemizde biraz daha ucuz maliyete sahip olsun.



Yazar : Süleyman Yakupoğlu



PAYLAŞ



Yorumlar



Geri Dön: Ana Sayfa