Howl’s Moving Castle - Sinema Yazısı

09 Eylül 2013

Ekleyen: Aytaç Ünal

2856

Howl’s Moving Castle - Sinema Yazısı

Yönetmen: Hayao Miyazaki
Senarist: Hayao Miyazaki
Orijinal Hikaye: Diana Win Jonzu ( Aynı İsimli Romanın Yazarı )
Müzik: Joe Hisaishi
Yapım Yılı: 2004, Japonya
Süre: 119 dk.
Dil: Japonca


„Spirited Away“ yazımın üzerinden çok geçmeden, yeni bir Miyazaki filmiyle karşınızdayım.

Diana Wynne Jones’un aynı isimli romanından uyarlanan „Howl’s Moving Castle“, ilk kez Eylül 2004’te Venedik Film Festivali’nde gösterime giriyor. Kısa zamanda, tarihin en başarılı Japon filmlerinden biri oluyor. Buna rağmen, Miyazaki’nin ustalık eserlerinden biri olmasını beklerken pek de umduğumu bulamadığımı söylemeliyim tabii.

Hevesini çok kaçırmadan filmin öyküsünden bahsedeyim biraz:

Film, belirsiz bir zamanda, belirsiz bir ülkede yaşayan kendi halinde bir şapka yapımcısı olan genç ve gençliğinden beklenmeyecek kadar durgun ve hüzünlü bir Sophie eşliğinde açılıyor.

Çok geçmeden filmin ana kahramanı, etrafındaki herkesin onu, kendisinden uzak durmasını tembihlediği Howl’la tanışıyor. Filmin adından da anlaşıldığı gibi, Howl gizemli yürüyen satonun efendisi, güçlü olduğu kadar yakışıklı, fakat oldukça acımasız bir büyücü. Herkes onun güzel kadınları kendine aşık edip ardından kalplerini çalarak yediğini anlatıyor. Sophie dükkanından çıkıp evine giderken yolda Howl’la tanışıyor ve ardından kaderin bir cilvesi sonucu kötü kalpli bir cadı tarafından lanetleniyor. 18 yasındaki genç bir kızken, 90 yasında yaşlı bir kadının bedenine hapsoluyor.

Film, Sophie’nin lanetin etkisinden kurtulma çabasıyla kendini hapsettiği o küçük şapkacı dükkanından çıkıp kendini, dünyayı ve içindeki gücü keşfini anlatıyor. Sprited Away’le bu anlamda oldukça benzeşen film, tabii ki aşktan ve aşkın gücünden de nasibini alıyor.

Bir yandan kendi yaşamlarının sırrını, gizemini çözmeye çalışan kararkterler; Miyazaki’nin diğer filmlerindekinden farklı olarak, bir yandan da dışarıda kopan savaşla, patlayan bombalarla karşı karşıya. Sebebi, tarafları bilinmeyen bu savaşın film üzerindeki etkisi yoğunlaştıkça, sanki film odağından uzaklaşıyor, dağılıyor ve hantallaşıyor.

Yine de, Miyazaki gibi bir ustanın elinden çıktığı için güçlü karakterlerle bezeli, inanılmaz bir hayalgücüne tanıklık edeceğiniz ve sizi yüreğinizden yakalayan bir saflık ve tazelikle dolacağınız harika bir seyirlik.



Yazar : Özer Akman



PAYLAŞ



Yorumlar



Geri Dön: Ana Sayfa